DİTİB Ramazan-ı Şerif’in geniş katılımlı ilk iftarını verdi

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB); iş, sanat, siyaset ve bilim dünyasından bir çok insanı ramazanın ilk iftarında bir araya getirdi.



Köln DİTİB Merkez Camii Konferans Salonu’nda gerçekleşen iftar yemeğine 300 ün üzerinde davetli katılırken, aynı zamanda halka açık iftar sofrasına 700 kişi hep birlikte oruç açtlar.

Alman Dışişleri Bakanlığı Kültürlerarası Diyalog Sorumlusu Elçi Dr. Heinrich Kreft, Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyaleti Uyum Bakanlığı Müsteşarı Zülfiye Kaykın, Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa, Düsseldorf Başkonsolosu Fırat Sunel, Almanya Sosyal Demokrat Parti Eşbaşkanı Aydan Özoğuz, NRW Eyalet Meclisi Üyeleri Serap Güler, Gabriele Hammelrath, Jutta Velte, Ali Baş ve Arif Ünal, Müslüman teşkilatları temsilcileri, Yunan-Ortodoks Cemaati Piskoposu Constantın Miron, Almanya Protestan Kilisesi Dinlerarası Dialog Sorumlusu Dr. Detlef Görrig, Almanya Katolik Kilisesi İslam İlişkiler Sorumlusu  Helmut Wiesmann, Köln Liberal Yahudiler Cemaati Temsilcisi Avi Apllestein ve Süryani cemaatleri temsilcileri, Din Hizmetleri Ataşeleri ve DİTİB Yönetim Kurulu Üyeleri, Eyalet Birliği Başkanları, iş, sanat ve bilim dünyası temsilcileri katıldı.

 

Kur’an tilavetiyle başlayan ve DİTİB Tasavvuf Musikisi Topluluğu’nun seslendirdiği eserlerin ardından selamlama konuşmalarına geçildi.



Davete icabet eden konukları selamlayarak konuşmasına başlayan DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Er şu şekilde konuştu: “Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif”in bu ilk gününde siz dostlarımızla birlikte Köln Merkez Cami ve Kültür Komleksi inşaatımızda iftar etmekten dolayı sonsuz mutluluk içerisindeyiz. Sizlerle “ekmeğimizi” paylaşmak üzere yapmış olduğumuz davetimizi kırmayarak iftarımıza iştirak ettiğinizden dolayı her birinize DİTİB camiası olarak şükranlarımızı sunuyor, her birinizi teker teker selamlıyorum.

Ramazan ayı, toplum içinde zengin ile fakir ayrımını ortadan kaldırması ve aynı sofrada iftar etmelerini sağlaması, insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışma duygularının gelişmesine vesile olması açısından Müslümanlar için önemli bir zaman dilimidir. Her yıl Ramazan ayında bir ay boyunca imsak vaktinden iftar vaktine kadar hiçbir şey yemeyen ve içmeyen Müslüman, bu sayede başta ibadetini gerçekleştirmenin hazzını duymakta, sabır eğitimi yapmakta; bununla birlikte de hem nefis terbiyesi yapmakta, hem de yoksul ve fakirin halinden anlamaktadır.



Artık her yıl Ramazan ayında iftar programlarını bu güzide kültür kompleksi içerisinde geleneksel hale getiren Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), kurulduğu yıldan bu yana her zaman Almanya’da birlik ve beraberliği teşvik etmek ve toplumsal dayanışmayı sağlamak amacıyla çalışmakta olan bir teşkilattır. Teşkilatımız Almanca dil kurslarıyla, dinler ve kültürlerarası diyalog çalışmalarıyla, dini, kültürel ve sosyal hizmetleriyle her zaman insanları birbirleriyle buluşturmuş ve kaynaşmalarını sağlamış, uyuma ve toplumsal katılıma katkı sunmuştur.

Ancak son yıllarda, bilhassa 11 Eylül olaylarından sonra barış ve rahmet dini olan İslam’ın güvenlik bağlamıda ele alınması endişe vermektedir. İslam, İslamizm ve Radikal İslam kavramlarının; güvenlik birimleri, medya ve siyaset tarafından çoğu zaman eşit olarak kullanılması İslam dinini kriminalize etmekte ve bir dünya dini olan İslam’ın imajını negatif olarak etkilemektedir.



Buna ilaveten Friedrich-Ebert-Vakfı, Bertelsmann-Vakfı ve Bielefeld Üniversitesinde Prof. Dr. Wilhelm Heitmeyer öncülüğünde yapılan ‘İnsan düşmanlığı’ araştırmaları maalesef toplumda İslam ve insan düşmanlığının yaygınlaştığını göstermektedir. Vahim olan bu olguların var olması değil, bunların uç kesimlerden gittikçe toplumun orta kesimlerine doğru yaygınlaşmasıdır. Son yıllarda ciddi artış gösteren İslam düşmanlığı ile ön plana çıkmış olan internet siteleri ve partilerin muhatap kurumlar tarafından Federal boyutta izlenilmemesi Almanya’da yaşayan Müslümanlar olarak bizleri ciddi anlamda düşündürmektedir.
 


Müslümanların Almanya’da varlığı, kimliği ve inanç değerlerine uygun olarak eğitim görmeleri güvenlik konusu değil, öncelikle bir anayasal hak konusu, daha sonra da bir uyum/entegrasyon konusudur. DİTİB olarak, İslam’ın hoşgörü ve sevgi dini olduğunu ve terör ve anarşiyle bağdaşmayacağını her ortamda dile getirdik. Buna ilaveten eğitimin önemine de vurgu yapıyoruz. Bu anlamda İslam İlahiyatı kürsülerinin kurulması, İslam din dersi verecek olan öğretmenlerin yetiştirilmesi ve bunun için gerekli olan işbirliğinin de sağlanmış olması, eyaletler bazında bir hayli hareketlilik sağlamıştır. İslam İlahiyatından eğer pratik çalışma alanları için tam teşekküllü bir eğitim bekleniyorsa, beklentilerin fazla abartılmaması çok yeride olacaktır. İslam İlahiyatı Hrıstiyan ve Yahudi İlahiyatında da olduğu gibi esasında dini cemaatlere bırakılmalıdır. Dini eğitim yetersizliğinin gelecekte bazı sorunlara kapı aralamaması için, mevcut düzenlemede Federal Almanya anayasasına ters düşen bazı aksaklıklar da giderilmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, mübarek Ramazan ayının insanlığına barış ve huzur getirmesini, savaş ve akan kanların bir an önce durmasına vesile olmasını diliyor ve tekrar iftar programımıza iştirak ettiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.”



Ramazan’ın güzel bir değer olduğunu ifade eden Alman Dışişleri Bakanlığı Kültürlerarası Diyalog Sorumlusu Elçi Dr. Heinrich Kreft şunları söyledi: “Ramazan insanlar arasında güzel değerlerin hatırlatındığı bir aydır. Maddi ve manevi anlamda paylaşma, dayanışma ayıdır. Müslüman olmayan bizler de bu güzelliklerin ve birlikteliklere tanık oluyoruz. Kaynağı dine dayanan bu birliktelik barış ve huzur içerisinde birlikte yaşama değerli bir katkıdır. Ramazan’ın cömertlik ve misafirperverlik ruhu olduğunu ve bugün iftar sofranızı sadece inanç kardeşlerinizle değil, Müslüman olmayan dostlarınızla da paylaşıyor ve bununla dostça birlikte yaşam için önemli bir sinyal veriyorsunuz. Bu vesileyle Ramazan ayınızı tebrik ediyorum.“



Kuzey Ren Vestfalya Uyum Bakanlığı Müsteşarı Zülfiye Kaykın da Ramazan ve orucun empati kurma, farklı olanı anlayarak barış içinde birlikte yaşamaya katkı sağladığını vurguladı.



Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa da Almanya genelinde iftar sofralarında 10 binlerce Türk ve Müslümanların Alman dostlarıyla bir araya geldiği Ramazan ayının en önemli belirtisidir.
 


Almanya Katolik Kilisesi İslam İlişkiler Sorumlusu  Helmut Wiesmann ve Köln Liberal Yahudiler Cemaati Temsilcisi Avi Apllestein da birer konuşma yaparak, Ramazan ayının Müslümanlar için çok önemli olduğu kadar bir mevsim olduğunu, bu mevsimde toplulukların bir araya gelerek paymaşmayada örnek sergilediklerini vurguladılar.



Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyaleti Uyum Bakanlığı Müsteşarı Zülfiye Kaykın, Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa, Yunan-Ortodoks Cemaati Piskoposu Constantın Miron, Almanya Protestan Kilisesi Dinlerarası Dialog Sorumlusu Dr. Detlef Görrig, Almanya Katolik Kilisesi İslam İlişkiler Sorumlusu  Helmut Wiesmann, Köln Liberal Yahudiler Cemaati Temsilcisi Avi Apllestein da Ramazan sofralarına davet edilmekten ve Ramazan ayının bu ilk gününde bir araya gelmekten duydukaları memnuniyeti ifade ettikten sonra, "İslam aleminin bu mübarek Ramazan ayı, tüm dünyaya örnek olması gereken bir ay. memnuniyeti" dedi.

İftar saati geldiğinde ezanın okunmasının ardından oruçlar açıldı ve iftar yemeği birlikte yenildi.

Cookies erleichtern die Bereitstellung unserer Dienste. Mit der Nutzung unserer Dienste erklären Sie sich damit einverstanden, dass wir Cookies verwenden.

We also use analytics & advertising services. To opt-out click for more information.