Yüce dinimiz, anne ve babaya itaatin üzerinde önemle durmakla birlikte, anneye özel bir önem atfetmektedir. Allah rızasını kazanmanın ve cennete ulaşmanın en kestirme yolunun anneye hizmetten ve anneyi sevmekten geçtiğini bildirmektedir. Bunun için de, ebeveynimize karşı her türlü olumsuz davranış yasaklanmış, onlara karşı saygılı ve hoşgörülü davranmamızı emretmiştir.
Kur’an-ı Kerim'de Cenab-ı Hakk: “Rabbin, O’ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.” (İsra Suresi, 23) buyurmaktadır. Yani Allah, annelere ve babalara insanın hoşuna gitmeyen en ufak bir kelimenin bile söylenmesine razı olmuyor. Onlar bizleri yetiştirip büyütürken nasıl emek verdilerse, yaşlılığa eriştiklerinde de, bizlerin onlara karşı aynı sabırlı ve şefkatli davranmamızı istiyor.
İslam Dini kadını hor görülen, eşya gibi alınıp satılan bir durumdan, en güzel bir şekilde yaratılmış "insan" sıfatına yükseltmiştir. Kadın insan olarak insanî bütün haklara sahiptir. Anne olarak da Hz. Peygamber’in "cennet annelerin ayakları altındadır," sözü ile saygının en yüksek derecesine layık bir varlık haline getirmiştir. İslam Dini’nde kadın-erkek ayırımı yapılmamıştır. Kur’an-ı Kerîm bütün insanları eşit sayarak "Ey insanlar" diye hitap etmektedir.
Anneler hayat boyu hizmete, saygıya ve sevgiye layık yüce değerlerimizdir. Onları sadece belli günlerde değil, her zaman hatırlamalı ve hizmetlerinde olmalıyız. Annelerimize yapacağımız iyilik ve hizmetin seviyesi ne olursa olsun, onların üzerimizdeki haklarını ödeyemeyiz. Unutulmamalıdır ki, annelerimize layık oldukları şekilde davranarak onların hayır dualarını almak demek, Allah'ın rızasını kazanmak yolunda atılmış önemli bir adım demektir.
Bu duygu ve düşüncelerle bütün annelerin anneler gününü kutluyor, hepsini sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Sadi ARSLAN
DİTİB Genel Başkanı